Klinik Nörofizyoloji

4.000 ₺
Klinik Nörofizyoloji
Klinik Nörofizyoloji Hakkında

Klinik Nörofizyoloji insan vücudundaki biyoelektriksel aktivitenin kaydıyla sinir sisteminin ve kas dokusunun konjenital ve akkiz hastalıklarının tanı ve izleminde kullanılan tanısal yöntemleri içeren tıbbi uzmanlık alanıdır.

İnsan vücudunda elektrik üretebilen tek doku olan sinir dokusu ile, elektriksel olarak uyarılabilen kas ve sinir dokusunun kendiliğinden ya da dışarıdan uyarılması ile, kas ve sinir liflerinden biyoelektriksel aktivitenin kaydedilmesi sağlanarak, sinir sistemi ve kas hastalıkları ile sinirden kasa iletimin olduğu sinir ile kasın bileşkesini etkileyen hastalıklarının tanısı ve izleminde kullanılan yöntemleri içerir. Bu yöntemler sayesinde sinir siteminin tümünün elektriksel işlevinin beyinden kas kadar, tepeden tırnağa, fonksiyonel olarak incelenmesi mümkündür. Bu yöntemlerle sinir sistemi ve kas hastalıklarında, hastalığa neden olan lezyonun yeri tam olarak saptanabilir ve lezyonun türü ve derecesi kesin olarak tanımlanabilir. Klinik nörofizyolojik yöntemler lezyonun kronisitesi hakkında, görüntüleme yöntemleri elde edilemeyecek bilgi sağlar. Ayrıca dokunun işlevsel durumunu gösterebilen tek tanısal araç olarak yeri doldurulamaz yöntemlerdir. Hatta bazı durumlarda, bu yöntemlerin tanısal duyarlılığı, biyopsi gibi invaziv yöntemlerden daha fazla olabilir.

Klinik nörofizyoloji alanındaki incelemeler bir laboratuvarda yapılan testlerle sınırlı değildir. Çoğu zaman nörolojik değerlendirmenin ve nöroloji konsültasyonun bir uzantısı olarak düşünülür. Yapılan testler, beynin, omuriliğin ve uzuvlar ile kaslardaki sinirlerin elektriksel işlevlerini ölçmekle ilgilidir. Lezyonun yerini, türünü ve derecesini kesin olarak tanımlayabilir ve söz konusu anormallikleri ortaya çıkarabilir. Bu yetenekleri nedeniyle, klinik nörofizyoloji esas olarak hastalıkları tedavi etmekten çok teşhis etmeye yardımcı olmak için kullanılır. 

Klinik Nörofizyoloji Bilim Dalı beyin cerrahları, ortopedistler, aile hekimleri, nöroloji ve fizik tedavi rehabilitasyon hekimleri tarafından danışılan fokal sinir lezyonları (Karpal Tünel sendromu, Kübital tünel sendromu gibi periferik sinir tuzaklanmaları ya da sinir travmaları, radikülopati, pleksopati vb.) olan hastalar, dünyanın en ünlü laboratuvarlarında kullanılan standartlaştırılmış yöntemlerle araştırılmakta ve bu hastalara yine dünya standartlarında yüksek tanısal duyarlılık ile hizmet sunulmaktadır.

Öğretim Üyeleri
Hizmet Özellikleri
  • Gelişmiş Elektrofizyolojik Testlerle Objektif Tanı Konulması
  • Epilepsi ve Nöbet Bozukluklarında Kapsamlı Değerlendirme
  • Periferik Sinir ve Kas Hastalıklarında Lezyon Lokalizasyonu ve Şiddet Belirleme
  • Multidisipliner İşbirliği, Tedaviye Yanıt İzleme ve Intraoperatif Monitorizasyon

Klinik Nörofizyoloji Önemi ve Klinik Nörofizyoloji Niçin Vazgeçilmezdir?

Nöroloji disiplini altında incelenen 800’den fazla nöromüsküler bozukluk vardır. Bu hastalıklar nörolojik hastalıklarını önemli bir kısmını oluşturur ve elektrofizyolojik yöntemler olmadan tanı ve izlemleri genellikle mümkün değildir. Bu hastalıkların tanısı ve tedavi, nörologları ve bu hastalıklarla karşı karşıya kalan tüm hekimler için çoğu zaman, çok zorlu ve karmaşık bir süreç gibi görünebilir.

Avrupa’da Klinik Nörofizyoloji Yapılanması

Klinik nörofizyolojinin kurulduğu İskandinav ülkelerinde ve İngiltere, İspanya gibi pek çok Avrupa ülkesinde Klinik Nörofizyoloji, Klinik Nörofizyoloji’de 4 yıl ve nörolojide en az altı ay olmak üzere özerk bir uzmanlık alanıdır. Bu ülkelerde ve pek çok Avrupa ülkesinde tüm nörofizyolojik incelemeler Klinik Nörofizyoloji uzmanları tarafından gerçekleştirilmektedir. Nörologların, eğitimleri süresince genellikle 6 aylık bir Klinik Nörofizyoloji eğitimi alarak, nörolojik semptomları ve belirtileri daha iyi anlamaları sağlanır. Bu ülkelerde, 1958’den beri Klinik Nörofizyoloji ile ilgili yaşanan bu deneyim oldukça olumlu sonuç vermiştir.

Türkiye’de Klinik Nörofizyoloji Yapılanması

Klinik Nörofizyoloji ülkemizde 2012 yılında ayrı bir disiplin altında uzmanlık dalı haline gelmiştir. Ondokuz Mayıs Üniversitesi ilk uzmanlık eğitimi vermeye hak kazanmış ilk birkaç üniversiteden bir tanesidir. Klinik Nörofizyoloji Bilim Dalı başkanı Prof. Dr. Hacer Erdem Tilki, 2010 yılında Klinik Nörofizyoloji müfredat programını oluşturanTUKMOS (Tıpta Uzmanlık Kurulu Müfredat Oluşturma ve Standartları Belirleme Sistemi) komisyonun üyesi olup, halen bu görevine devam etmektedir. 

Klinik Nörofizyoloji alanındaki uzmanlaşma sayesinde mevcut yöntemler, ekipman ve personel yeterliliğinin en iyi şekilde kullanılmaya başlanması ile maliyet büyük oranda azaltabilecektir. Hastaların tekrarlayan incelemelerinin sayısı azaltılabilecek, klinik nörofizyolojik yöntemlerin etkin ve deneyimli ellerde kullanımı ile tanı ve klinik izlemde rutinde daha etkin kullanımını sağlayacaktır. 

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Klinik Nörofizyoloji Bilim Dalı Alt Yapısı

Klinik Nörofizyoloji Bilim Dalımız, sinir sistemine yönelik ileri tanı yöntemleriyle hem hastalar hem de klinisyenler için güvenilir bir merkezdir. Uluslararası tanınırlığı olan bilim dalımız, bu alandaki bilimsel birikimi, teknolojik donanımı ve 25 yıllık uluslararası deneyimle hizmet vermektedir.

Klinik nörofizyolojik yöntemler hem patofizyoloji ile ilgili araştırmaları hem de hem santral hem de periferik sinir sistemlerini içeren hastalıklarının tanısında kullanılan klinik yöntemleri kapsar.

Klinik Nörofizyoloji Anabilim Dalı, biri nöromüsküler ultrasonografiye sahip iki elektromiyografi (EMG), iki elektroensefalografi (EEG) ve tekrarlayan uyarılar veren bir transkraniyal manyetik stimülatör (TMS) cihazları ile dünya standartlarında donatılmıştır. Anabilim Dalı, Klinik Nörofizyoloji’nin Türkiye’de nörolojinin ayrı bir alt dalı olarak kurulduğu 2012 yılından bu yana alt uzmanlık eğitimi vermektedir. O tarihten bu yana düzenli olarak nöroloji asistanları ve klinik nörofizyoloji asistanları yetiştirmektedir. Ayrıca Türkiye’den ve yurtdışından, özellikle Azerbaycan’dan nöroloji asistanları ve kısa veya uzun dönemli nöroloji uzmanlarına ev sahipliği yapmaktadır. Klinik Nörofizyoloji Bilim Dalı, kuruluşundan bu yana 3 ila 6 klinik nörofizyoloji uzmanının gözetiminde ve 1975’ten bu yana da nöroloji bölümünde 2 ila 4 nöroloğun gözetiminde çok sayıda nörolog (50’den fazla) ve üç klinik nörofizyoloji uzmanının yetiştirilmesine katkıda bulunmuştur.

Eğitim süresi boyunca, başta elektromiyografi (EMG) ve sinir iletim çalışmaları olmak üzere, tek lif elektromiyografisi, kantitatif elektromiyografi (çoklu motor ünite potansiyel analizi), motor ünite sayısının tahmini yöntemleri (MUNE, MUNIX ve MUSIX) dahil olmak üzere tüm kantitatif ileri elektromiyografik yöntemlerde rutinde sık karşılaşılan teknik tuzaklar ve tüm teknik detaylarla ilgili uygulamalı deneyim kazanmaktadırlar. Ayrıca endojen ve motor, somatosensoriyel, görsel ve beyin sapı işitsel uyarılmış potansiyeller (SEP, VEP, BAEP, MEP), nöromüsküler ultrason ve intraoperatif nörofizyolojik izleme konusunda eğitim olanaklarına kavuşabilirler. Nöroloji ve klinik nörofizyoloji asistanları hasta değerlendirmelerine, nörofizyolojik testlere ve özel prosedürlere aktif olarak katılarak tanı ve teknik becerilerini geliştirebilmektedirler. Rutin işleyiş sırasında, birebir nöroloji profesörlerinden eğitim alma şansı olan asistanlara ve tüm öğrencilere bu benzersiz bir eğitim fırsatı sunmaktadır.

Klinik Nörofizyoloji’de Bakılan Hastalıklar

Elektromyografi (EMG): Polinöropatiler (CIPD, GBS, Diyabetik Polinöropati), Tuzak Nöropatiler (Karpal Tünel Sendromu), Radikülopatiler (Servikal Herni), Pleksopatiler, Miyopatiler (Polimiyozit, Dermatomiyozit, DMD, BMD), ALS (Amiyotrofik Lateral Skleroz), Myastenia Gravis

Elektroensefalografi: Epilepsi, Ensefalopati

Uyarılmış Potansiyeller: MS (Multipl Skleroz), Optik Nörit, Spinal Kord Lezyonları

Sıkça Sorulanlar
Klinik Nörofizyoloji Neler Yapar?

Bu bilim dalı, sinir sisteminin elektriksel aktivitesiyle ilgili tanısal testlerin uygulanması ve yorumlanmasıyla ilgilenir:
Elektroensefalografi (EEG): Beynin elektriksel aktivitesini kaydederek başta epilepsi (sara) olmak üzere, nöbet benzeri durumların, uyku bozukluklarının, ensefalopatilerin (beyin işlev bozuklukları) ve bazı metabolik/toksik durumların tanısında kullanılır. Uzun süreli EEG (video-EEG monitorizasyonu) ile nöbetlerin tipi ve beyindeki kaynaklandığı alanlar detaylı olarak incelenir.
Elektromiyografi (EMG) ve Sinir İleti Çalışmaları (SİÇ): Kasların ve çevresel sinirlerin elektriksel aktivitesini değerlendirerek sinir sıkışmaları (örn: karpal tünel sendromu, ulnar nöropati), sinir hasarları, polinöropatiler (şeker hastalığına bağlı sinir hasarı gibi), disk fıtıklarına bağlı sinir kökü basıları (radikülopati) ve kas hastalıklarının (miyopatiler) tanısında kullanılır.
Uyarılmış Potansiyeller (EP): Sinir sisteminin farklı bölgelerinin (görsel, işitsel, duyusal, motor) uyarılara verdiği elektriksel yanıtları ölçerek Multipl Skleroz (MS) gibi miyelin hasarıyla seyreden hastalıkların tanısında, omurilik veya beyin sapı lezyonlarının tespitinde kullanılır.
Görsel Uyarılmış Potansiyeller (VEP): Gözden beyne giden görme sinirinin iletim hızını ve kalitesini değerlendirir.
İşitsel Beyinsapı Uyarılmış Potansiyeller (BAEP): Kulaktan beyin sapına giden işitme yollarını inceler.
Somatosensoriyel Uyarılmış Potansiyeller (SEP): Vücudun bir bölgesinden (kol, bacak) verilen elektriksel uyarının omurilik ve beyne iletimini takip eder.
Motor Uyarılmış Potansiyeller (MEP): Beyin korteksinden kaslara giden motor yolların iletimini değerlendirir.
Uyku Çalışmaları (Polisomnografi – PSG): Uyku ile ilişkili solunum bozuklukları (uyku apnesi), uykusuzluk, huzursuz bacaklar sendromu ve narkolepsi gibi durumların tanısında uyku sırasında beyin dalgaları, solunum, kalp ritmi ve kas aktivitesini kaydeder.
Otonom Sinir Sistemi Testleri: Vücudun istemsiz fonksiyonlarını (kalp atışı, kan basıncı, sindirim) kontrol eden otonom sinir sistemindeki bozuklukların tanısına yardımcı olur.
Intraoperatif Nöromonitorizasyon (IONM): Beyin, omurilik veya sinir cerrahisi sırasında sinir fonksiyonlarının gerçek zamanlı olarak izlenmesi, cerrahi hasarın önlenmesine yardımcı olur.
Botulinum Toksin (Botoks) Uygulamaları: Distoni, spastisite, migren gibi nörolojik hastalıklara bağlı kas kasılmaları ve ağrılı durumların tedavisinde kaslara botulinum toksini enjeksiyonları yapar.

Neden Klinik Nörofizyoloji Bilim Dalı Önemlidir?

Bu uzmanlık alanı, sinir sistemi hastalıklarının tanısında “gözle görülemeyeni” elektriksel sinyallerle görünür kılarak kilit bir rol oynar:
Kesin Tanı: Başka yöntemlerle tanı konulamayan veya şüpheli kalan birçok sinir, kas ve beyin hastalığının kesin tanısını koymada altın standart yöntemler sunar.
Tedavi Yönetimi: Epilepsi ilaçlarının etkinliğini değerlendirme, sinir sıkışmalarında cerrahi ihtiyacına karar verme gibi tedavi süreçlerine doğrudan yön verir.
Hastalık Aktivitesinin İzlenmesi: Multipl Skleroz gibi hastalıklarda sinir iletimindeki değişiklikleri izleyerek hastalığın aktivitesi veya tedaviye yanıt hakkında bilgi verir.
Ayırıcı Tanı: Benzer semptomlarla ortaya çıkan ancak farklı nedenlere sahip hastalıkları (örneğin, epileptik nöbet ile bayılma arasındaki fark) elektriksel verilerle ayırmaya yardımcı olur.
Fonksiyonel Durumun Belirlenmesi: Sinir ve kasların ne kadar iyi çalıştığını ölçerek hastanın fonksiyonel kapasitesi ve prognozu hakkında objektif bilgi sağlar.

Klinik Nörofizyoloji Uzmanı Kimdir?

Klinik Nörofizyoloji uzmanı, tıp fakültesini bitirdikten sonra Nöroloji Anabilim Dalında uzmanlığını tamamlamış ve ardından Klinik Nörofizyoloji Bilim Dalında ek bir yan dal uzmanlık eğitimi (yaklaşık 2 yıl) almış hekimdir. Bu kapsamlı eğitim, kendilerine sinir sisteminin elektrofizyolojisi, EEG, EMG/SİÇ, Uyarılmış Potansiyeller ve Polisomnografi gibi tanısal testlerin teorik temelleri, uygulanması, elde edilen verilerin analizi ve klinik olarak yorumlanması konularında derinlemesine bilgi ve beceri kazandırır. Elektrofizyolojik ekipmanları kullanma, testleri doğru şekilde uygulama, karmaşık dalga formlarını ve verileri yorumlama, doğru klinik tanıya ulaşmada nörolojik bulgularla elektrofizyolojik verileri ilişkilendirme yeteneği bu alandaki hekimler için temel özelliklerdir.

OMÜ Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi
Klinik Nörofizyoloji hakkında tüm detaylı bilgilendirmeler aşağıda yapılmıştır.

Gelişmiş Elektrofizyolojik Testlerle Objektif Tanı Konulması

Klinik Nörofizyoloji hizmetlerinin temelinde, sinir sistemi hastalıklarının tanısında objektif ve kantitatif veriler sağlayan gelişmiş elektrofizyolojik testlerin uygulanması ve yorumlanması yatar. Uzmanlar, beyin dalgalarını analiz eden EEG, çevresel sinir ve kas fonksiyonlarını değerlendiren EMG/Sinir İleti Çalışmaları (SİÇ) ve sinir iletim yollarının bütünlüğünü gösteren Uyarılmış Potansiyeller (VEP, BAEP, SEP, MEP) gibi testleri titizlikle uygular ve elde edilen elektriksel verileri nörolojik semptomlarla ilişkilendirerek tanı koyarlar. Bu testler, özellikle fonksiyonel bozuklukların tespitinde, lezyonun yerinin lokalizasyonunda ve hastalığın ciddiyetinin belirlenmesinde kritik öneme sahiptir.

Epilepsi ve Nöbet Bozukluklarında Kapsamlı Değerlendirme

Bu hizmetler, epilepsi ve diğer nöbet benzeri durumların tanı ve tedavisinde temel bir rol oynar. Klinik nörofizyologlar, özellikle uzun süreli video-EEG monitorizasyonu ile hastaların nöbetlerini kaydeder, nöbetin başladığı yeri (fokal veya jeneralize) ve tipini belirlerler. Bu detaylı analiz, epileptik aktivitenin beyindeki kaynağını saptamak ve epilepsi cerrahisi adayı hastaların cerrahi öncesi değerlendirilmesinde hayati öneme sahiptir. Aynı zamanda, nöbet dışı elektriksel anormallikleri tespit ederek, nedeni belirsiz bilinç değişiklikleri veya davranış bozukluklarının tanısına da katkıda bulunurlar.

Periferik Sinir ve Kas Hastalıklarında Lezyon Lokalizasyonu ve Şiddet Belirleme

Klinik Nörofizyoloji, el ve ayaklarda uyuşma, güçsüzlük, karıncalanma gibi semptomlarla başvuran hastalarda çevresel sinir ve kas hastalıklarının kesin tanısında vazgeçilmezdir. EMG ve Sinir İleti Çalışmaları sayesinde, sinir sıkışmalarının (örn. karpal tünel sendromu) nerede olduğunu, sinirdeki hasarın tipi (miyelin veya aksonal) ve şiddetini belirlerler. Bu testler, sinir kökü basıları (disk fıtıkları), polinöropatiler (diyabetik nöropati gibi) ve kas hastalıkları (miyopatiler) gibi durumların ayırıcı tanısında ve cerrahi veya medikal tedavi kararının verilmesinde kritik bilgiler sağlar.

Multidisipliner İşbirliği, Tedaviye Yanıt İzleme ve Intraoperatif Monitorizasyon

Bu bilim dalı, nörolojik hastalıkların karmaşıklığı nedeniyle güçlü bir multidisipliner işbirliği gerektirir. Klinik nörofizyologlar; nörologlar, beyin ve sinir cerrahları, ortopedistler, fizik tedavi uzmanları ve uyku uzmanları gibi farklı branşlardan uzmanlarla yakın işbirliği içinde çalışırlar. Tedaviye yanıtın izlenmesinde (örneğin, ilaçların sinir iletimine etkisi) veya hastalığın ilerlemesinin değerlendirilmesinde önemli rol oynarlar. Ayrıca, intraoperatif nöromonitorizasyon (IONM) ile beyin, omurilik veya sinir cerrahisi sırasında sinirsel yapıların gerçek zamanlı korunmasını sağlayarak cerrahi güvenliği artırırlar. Bu bütüncül ve işbirlikçi yaklaşım, hastaların en doğru tanıya ve en güvenli tedaviye ulaşmasını sağlar.

İletişim
  • Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Klinik Nörofizyoloji Bilim Dalı 55200 Atakum / Samsun
  • Tel : 0 362 312 19 19
  • Fax: 0 362 457 60 41

10.07.2025
1.657